Mineraller ve Dengeli Beslenme


Mineraller 

Vücudumuzun birçok yaşamsal fonksiyonu (Tansiyonun düzenlenmesi, kan üretimim süreci, kalp ritminin ayarlanması vb.) için gereklidirler. Mineraller, İnorganik maddelerdir yani vücudumuz tarafından üretilmezler. Hayvansal ve bitkisel bütün gıdalarda bulunmalarına rağmen, hayvansal kökenli gıdalardaki minerallerin vücudumuz tarafından daha kolay emildiğini bilinmektedir. Çocuk ve gençlerdeki mineral eksiklikleri ciddi sorunlara yol açabilir. Minerallere ihtiyacımızın olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Ancak vücudumuzdaki bu minerallerin oranı da büyük önem taşımaktadır. Çünkü bunlar, birbirleriyle ortak bir çalışma içinde bulunmaktadırlar. İki çeşit mineral olduğunu bilmekteyiz. Bunlar, Makromineraller ve İzminerallerdir. Kalsiyum; potasyum, magnezyum, fosfor ve sodyum ilk guruba aittir ve diğer gruptaki minerallere göre vücudumuzun daha çok ihtiyacı ve kullanımı vardır. Manganez, demir, bakır, çinko, selenyum gibi mineraller ise ikinci gruba aittir ve bunlara vücudumuz tarafından çok az miktarlarda ihtiyaç duyulur. 




Kalsiyum 

Vücudumuzda çok yaygın bir biçimde kullanılır ama hemen hemen tamamına yakını kemiklerdedir. Kemik oluşumu(doğal olarak diş gelişim ve sağlığında da) ve gelişiminde, kanın pıtlılaşmasında önemli rol üstlenir. Kalsiyum eksikliği ilk önce kemik ve dişlerde kendini gösterir. Süt ve süt ürünleri, fındık, badem, yeşil sebze kalsiyum açısından zengin gıdalardır. Kalsiyum tabletleri alan kişilerin, böbrek taşı oluşma ihtimaline karşı bol bol su tüketmeleri önemlidir. Annelerin süt üretimi için olumlu katkıda bulunur. 


Demir 

Ülkemizde (hatta dünyada) kadınların yaklaşık yarısında demir eksikliğine bağlı kansızlık görülmektedir. Demir, kanımızda oksijen taşınması için çok önemli bir mineraldir. Bağışıklık sistemine olumlu katkılar yapar. Eksikliğinde kansızlık, hafıza problemleri, psikolojik problemler (depresyon), bitkinlik oluşabilir. Tüm kırmızı etler, karaciğer, pekmez, kuruyemişler demir açısından zengindir. Ülkemizde çay içmek bir kültür haline gelmiştir. Ancak ne var ki, fazla çay tüketimi demir açısından olumsuz sonuçlara sebep olmaktadır. Demir açısından önemli bir kayıpda, haşlanan sebze sularını dökmek sebebiyle gerçekleşmektedir. 


Sodyum 

Vücudumuzda en önemli fonksiyonu sıvı dengemizde kendini gösterir. Bu konuyla irtibatlı olarak sinir hücrelerinin iletim görevinde de önemli rol oynar. Özellikle aşırı sıcak günlerde, terlemeyle birlikte sodyum kaybederiz. Sodyum yetersizliğinde kas krampları ve tansiyon düşmesine bağlı baş dönmesi görülebilir. Sodyumun vücutta gördüğü işlevlerin yanında, özellikle fazla alımında yüksek tansiyona sebep olabilir. Sodyumu en çok aldığımız kaynak sofra tuzudur. Yüksek tansiyon, felç (inme) gibi çok ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceğinden, alacağımız sodyum oranını azaltarak sağlığımız açısından önemli bir tedbir almış oluruz. Sodyum ayrıca her türlü turşu, tuzlu kuruyemişler, peynir ve her türlü tuzla işleme girmiş gıdalarda yüksek oranda bulunur. 


Potasyum

Vücudumuzda kalp ritmi ve kalp kasılımı, sinir sistemi, kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynar. Yetersizliğinde bitkinlik, kalp atımının hızlanması, tansiyonun yükselmesi gibi sonuçlar görülebilir. Ayrıca hücrelerin sağlıklı bir şekilde çalışmasını desteklediği için kansere karşı önemli bir silahtır. Böbrek sorunu yaşayanların potasyum tablet alırken özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Patates, domates, muz, ay çekirdeği, kayısı , et (kırmızı ve beyaz), süt ve süt ürünleri potasyum açısından zengin besinlerdir. 


Çinko 

Kemik gelişimi ve bağışıklık sisteminde, insülün hormonunun salgılama sürecinde önemli görevler alır. Vücudumuzun büyümesi ve gelişmesinde de etkendir. Eksikliğinde, saç dökülmesi, görme ve büyüme problemleri görülebilir. Hayvansal gıdalardan az tüketenlerde çinko gereksinimi daha fazladır. Mantar, balık, kuru baklagiller çinko açısından zengindir. 


Bakır 

Vücudumuzda çok önemli olan akyuvarların yapım aşamasında ve kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynamaktadır. Eksikliğinde kansızlık, akyuvar sayısında azalma ve yüksek tansiyon görülebilir. Kayısı, badem, ceviz, karaciğer, patates zengin bakır kaynaklarıdır.


Krom 

Güçlü bir bağışıklık sistemi için kroma ihtiyacımız vardır. Vücut yağları enerjiye dönüştürebilmek içinde kroma ihtiyaç duyar. Ayrıca metabolizmanın daha hızlı çalışabilmesi içinde bu minerala ihtiyaç duyarız. Krom eksikliği, şişmanlamaya, bitkinliğe ve ağızda kuruma gibi durumlara yol açabilir. Hamilelik döneminde krom ihtiyacı artar. Kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, patates krom açısından oldukca zengindir. 


Magnezyum 

Diş sağlığı için oldukca önemli bir mineraldir. Psikolojik sağlık için önemlidir. Yetersiz alındığında, kalp ritminde bozulma, depresyon, bitkinlik görülebilir. Brokoli, süt ve süt ürünleri, et, balık, yumurta, patates magnezyum açısından zengin besinlerdir. 


Manganez 

Vücutta enzimlerin etkin bir biçimde çalışabilmesi için gereklidir. Kemik dokusunun oluşum aşamasında ve vücudun gelişimi için etkin bir rol oynar. Başlıca manganez kaynakları olarak, ceviz,fındık, et, balık, sebzeler sayılabilir. Vücutta bu mineralin yetersizliği, gelişme problemlerine ve kısırlık problemlerine yol açabilir. 


Selenyum 

E vitamini ile birlikte alındığında güçlü bir antioksidan olduğu bilinmektedir. Bağışıklık sistemimizin güçlü olması için de gereklidir. Kansere karşı güçlü bir kalkan olarak görülmektedir. Kalp sağlığı açısındanda destekleyici ve koruyucu bir rol oynar. Vücuttaki eksikliğinde bitkinlik ve kalp kasılmasında düzensizlikler görülebilir. Patates, balık (özellikle ton balığı), yumurta, brokoli ve ayçekirdeği selenyum açısından zengin besinlerdir. 


İyot 

Günümüzde iyot eksikliği ile guatr hastalığı arasındaki ilişki bilinmektedir. Ayrıca iyot, büyüme gelişme aşamalarında ihtiyaç duymaktadır. Yetersizliği, kronik yorgunluk, zihinsel hastalıklar ve guatr gibi sorunlara yol açabilir. Hamile bayanların, doğacak çocuğun zihinsel sağlığı için yeterli iyot alması son derece önemlidir. Marketlerden iyotlu tuz kolaylıkla temin edilebilir. Ayrıca deniz ürünleride iyot açısından zengindir. 


Flor 

Diş sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Flor dişlerimizde bulunan sert tabakanın direncini artırmaktadır. Ağızda üreyen bakterilere karşıda etkilidir. Yetersizliğinde diş problemleri görülebilir. Karaciğer, deniz ürünleri, çay, ıspanak flor açısından zengindir. 


Su 

Vücudumuzun büyük bölümünün sudan oluşmaktadır. Hayatta kalabilmemiz için su mutlaka gereklidir. Ayrıca, su sindirim sürecinde de çok büyük rol oynar. Vücudumuzun zehirli maddelerden temizlemesinde rol alır. Kan basıncının kontrolünde etkendir. Elektrolitlerin taşınmasında görev alır. Su ihtiyacımızı direk olarak sudan veya sulu besinlerden elde ederiz. Sağlığımız açısından günde yaklaşık 8 bardak su içmemiz önerilmektedir. Sindirim süresince, besinler su çekmektir. Bu durum baş ağrısına sebep olabilir. Vücudumuzda su eksikliği, oranına bağlı olarak çok ciddi sonuçlara yol açabilir.